1 puan yeter mi?

Kartalhaber yazarı Aslıhan Elif Gürbüz yazdı

1 puan yeter mi?          

          Anadolu takımlarının Beşiktaş'a karşı muazzam direncine alıştık ama Antalyaspor'un iki kat çabasını sahiden tebrik(!) etmek gerekiyor. Başkanından teknik direktörüne, futbolcusundan taraftarına hepsi tek yürek adeta şampiyonluk yolunda son viraja çıkmış gibi kenetlendiler. İnanmışlığının yanı sıra bir de çirkeflikler dahil olunca, hem kendilerine hem de uğruna savaştıkları adamlar için tam isabet bir iki puan kaybettirdiler.


          Maç başladığı andan itibaren müthiş bir iştahla oynayan, takımın yapabileceklerinin binlerce kat üstüne çıkan Antalyaspor agresif oyunu biraz yanlış anlamış olacaklar ki tamamıyla faul odaklı bir oyun oynadılar. Bir de üstüne her dokunuşta yerden kalkamayacak kadar verilen büyük tepkiler tam bir şovdu doğrusu. Beşiktaş'tan beklediğimiz de bu şovu en güzel yerinde keserek cevap vermesiydi. Ancak beklenen olmadı. Quaresma ve Talisca'nın etkisiz oyunu, orta sahanın ve dolayısıyla oyunun hakimiyetini ele alamamak ve bireysel hatalarla yapılan top kayıplarına bir de takımın yorgunluğu eklenince Lider Beşiktaş rakiplerinin tökezlediği haftada avantajın sahibi olamadı.


          Maçın sahada olan kısmında oyun üstünlüğü %46-%54 gibi birbirine yakın oranlar olsa işin motivasyon kısmında işler biraz değişikti. Fenerbahçe kongre üyesi Antalyaspor Başkanı'nın haftaiçi yaptığı açıklamalarla oluşturmaya çalıştığı algılar sonucunda Mete Kalkavan adeta ''Ben Beşiktaş'lı değilim!'' demek için sahaya çıkmıştı. Daha öncesinde yaptığı açıklamalarla Şenol Güneş'in altında ezildiğini feryat figan dile getiren Rıza Hoca var gücüyle Şenol Hoca'yı altetmeye çıkmıştı sahaya. Bilet fiyatlarında dahi bu maça verilen önemi çok net şekilde gösteren Antalya yönetimi taraftarı stada çekebilmek için ''Sudan ucuz'' bilet sattı. Antalyaspor'un en önemli işi Beşiktaş'tan puan almak iken omzunda ülkeyi temsil etme görevini taşıyan Beşiktaş'ın bu maça yeteri kadar odaklanamamış olması bir puan almasına yardımcı oldu aslında. Ancak kaçırılan bir nokta var:

           İki takım tutan Antalyaspor Başkanı hangi takımı için kazandı bu 1 puanı? Şampiyonluk hayali kuramayan iki takımı da Avrupa yolunda ilk 5 hayaliyle var gücüyle savaşıyor ancak burada Beşiktaş'ı rakip görmek ne derece mantıklı? Dördüncü ve beşincilik yarışının son derece kızıştığı haftada Beşiktaş'ın kaybettiği iki puan devasa görünmese de Antalyaspor'un kazandığı bir puanın bölüşülemeyeceğini birileri söylemeli.


          Son olarak Aboubakar'ın amatör hallerinin yoğun yaşandığı son birkaç haftada mimlenmesi maçı katletmeye yer arayan hakemlerimize oldukça yarayacak gibi. İkinci sarı kartta bu kadar büyütülecek bir şey olmadığı halde adeta görevini yerine getiren Mete Kalkavan'ı iki noktada tebrik etmek gerekir. Hem yapılan algıları havada bırakmadığı, hem de zaten tepki görmesi en doğal olan oyuncuyu taraftarın önüne zekice attığı için. Şampiyonluk yolunda bu kadar kurnazca oyunlarla engellenmeye çalışılan Beşiktaş için kaybedilen 2 puan büyük talihsizlik ancak bu kadar ''tatlı su kurnazına'' 1 puan yetecek mi?


ASLIHAN ELİF GÜRBÜZ