İnanç... Feda.. Şampi!

Başakşehir'in  Akhisar'da yenilmesiyle  şampiyonluk yolunda avantajı elde etmek için sahaya çıkan Beşiktaş için bir yandan kendi oyununu oynamasıyla herşey çok rahat olacakken, bir yandan ikinci kez önüne gelen bu fırsat müthiş bir stres yarattı. Milli arada ülkelerine dağılan futbolcular maçın ilk yarısı dahil toparlanamayınca işler karıştı. Bir de üstüne Fabri'nin oyundan zorunlu çıkışı eklenince ilk yarının bitiş düdüğü maçın en çok beklenilen anı oldu.

Bu akşam sahada Fabri'nin çıkmasıyla 10 kişi kalan Beşiktaş yer yer Talisca'nın oyundan düşmesiyle 9 kişi kalacakken Şampiyonluğun en önemli etkenleri bir anda sahada beliriverdi. İlk olarak Fabri'nin kötü bir şekilde sakatlanışının ardından taraftarın tedirgin bakışları arasında Tolga kalesine geçti ve adeta 'Ben buradayım!' dedi. İşte bu takım olmanın en güzel örneğiydi. İkincisi ise tribünde, oyuncularda ve hatta hibrit çimde dahi buram buram esen inanmışlıktı. Öyle bir inanmışlık ki olaylı bir ilk yarının +6 gibi facia uzatmasında son dakika atağa kalkıp gol atacak kadar ateşli. Öyle bir inanmışlık ki 90+3 te hakemin oyunun tadına doyamadığı için maçı bitirmeyi unuttuğu saniyelerde 6 kişi atağa çıkacak kadar çılgın. Ve öyle bir inanmışlık ki bir saniye susmadan şampiyonluk türküleri söyleyen bir taraftar ki yaratılan atmosfer cehennem!

Feda zamanını atlatmış Beşiktaş'ta o zamanın ruhu şu an bile bütün futbolcuların içine işlemiş olacak ki Fabri'nin bugün kendini feda edercesine çıkardığı o şut gol olsaydı şu an bambaşka şeyler konuşuluyor olabilirdi. Bir de üstüne birbirinin hatasını telafi eden futbolcular devreye girince işte bu şampiyon takıma yakışacak görüntülerdi. Futbolundan çok başka şeylerle haberi yapılan Quaresma'nın tabiri caizse ağlattığı kanatlar, Gökhan Gönül'ün bir yandan Adriano'yu, bir yandan Tosic'i toparlaması birilerinin canını sıkacak bahsedilmeyecek belki ama olsun. Bugün bunlardan bahsetmeyenler birkaç hafta sonra Şampiyon Beşiktaş yazmak zorunda kalacaklar.

Türk futbolunda bariz şekilde dalga dalga yayılan bir kabadayılık mevcut. Maç sırasında, sonrası açıklamalarda ve hemen her yerde artık çekinilmeden yapılan külhanbeyi tavırlar fazlasıyla mide bulandırıcı olmaya başladı. Yeni yetme bir teknik direktör için fazla büyük tepkiler veren Ümit Hoca'nın karşısında kim olduğunu unutmaması gerekir. Zira bir takım kabadayı yöneticilere özenmesi onu olumlu şekilde geliştirmez. Dışa vurduğu bu stres EFENDİ Beşiktaş'ın sahasında üzerine eğreti duracak bir özelliğin sinecek olması mıdır? Yoksa 'Öğrenilmiş çaresizliğin' dışavurumu mudur? Her ikisi de bariz içler acısıyken Beşiktaş yuvasında adım adım şampiyonluğa gidiyor.. Bir yandan da ruhlara efendilik işliyor. Nasiplenmenizde fayda var!

Aslıhan Elif Gürbüz