Kurtlar Sofrası

Zordur Türkiye'de futbol oynamak!

Sadece futbol oynamak yetmez mesela..

Bütün oyunun, bütün düzenin kaderini değiştirebilecek kurumlarda ve kurullarda sevenin çok olmalı. Başarını takdir ederken göklere çıkaran, başarısızlığını hiç olmamış gibi gösteren medyada bolca adamın olmalı. Hiç haketmediğin maçları birileri sayesinde alırken bunu senin mükemmel oyununmuş gibi konuşacak üç beş yorumcuyla oturup kalkacaksın mesela. Takımın en klas oyuncusuymuş gibi maç yönetip, rakipleri bir bir doğrayan hakemin olacak en güzelinden. Bunlar yok mu? O zaman çıkacaksın o sahaya, bu maç bizim hakkımız diye haykıracaksın attığın şutla, verdiğin her pasla! 

Ama bu akşam bunun zerresini göstermeyen Beşiktaş, klasik Anadolu takımı kafasıyla oynayan Gençlerbirliği'nden göz göre 2 gol yedi.

Kapanarak gözlere kan oturtan bir takıma karşı etkisiz kalması neredeyse garanti olacak Talisca nedeniyle takım 10 kişiyken, küçük maçların büyük topçusu Oğuzhan'ın hem fiziksel olarak yokları oynayıp hem de kafa olarak takımı 9 kişi bırakması kabul edilir gibi değildi.

Herşey kötü olsaydı da sen iyi olsaydın hocam! Senin iyi olduğun maçlarda en kötü 1 puanı vardı bu takımın. Hedefi Şampiyonlar Ligi'nde başarılı olmak çıtasına yükseltmek herkesi mutlu eder elbette. Ama bu takım Şampiyonlar Ligi'nde şampiyonluğa oynamayacaksa hem takım hem kendin kurtlar sofrasında yem olursunuz! Sizin arkanızda başarısızlığınızı halının altına süpürecek bir destek yok! Tek başınıza çıktığınız bu mücadelede konsantrasyonu sağlayıp, aklınızı başınıza almaktan başka çareniz de yok!

Aslıhan Elif Gürbüz