Soysuzlar Çetesi

 Ama senaryo bu sefer biraz farklı. Bu maçta da senaryonun üç as oyuncusu vardı. ''Fenerbahçe'miz'' yarışın içinde kalacaktır diyen TFF.. Hakem hataları konusunda asla yaptırım uygulamayan, skandal hakemleri belli operasyonların başına getiren MHK.. Artık rutin hale gelen hemen her hafta ağlayan ve istediğine ulaşan Aziz Yıldırım.. Mükemmel(!) üçlünün bir araya gelip kapalı gişe oynattığı bu oyun izleyenler üzerinde soğuk duş etkisi yarattı.


          Aslında bakılacak olursa bu iş tamamıyla bir döngü... ''Fenerbahçe'miz yarışın içinde olacaktır!'' diyen TFF Başkanı'nın bu açıklamasından sonra ne hikmetse(!) çıkışa geçen Fenerbahçe kendi beceriksizlikleriyle yine kaybetmeye başlayınca Başkanları ekranlara çıkıp adeta müdahale edilmesini istercesine konuşuyor. Bu sırada onun bu isteğini katiyyen geri çevirmeyen MHK devreye girip nerede ne kadar ''MİMLİ'' hakem varsa bulup bu gibi önemli maçlara atıyor. MHK'nın kendine ait tek kararı ''hangi hakemi istersiniz?'' sorusunu sormadan atama yapabilmek sanırım. Hoş adam akıllı maç yöneten hakem kaldı mı? Düşünmek lazım!


          Ara transfer dönemini en verimli geçiren takımın Fenerbahçe olduğuna artık kesinlikle eminim. İdari kadrolardan yapılan transferlerle her hafta joker oyuncu olarak hakem ilave ediliyor. E joker olunca da yeri geliyor defans, yeri geliyor orta sahaya takviye yaparak muazzam koşular ve ''ADAM EKSİLTMELERİYLE'' takımın vazgeçilmez parçası oluyor. Tek sorun 12 kişi sahaya çıkmak kural hatası olmalı, zira onbire onbir olması gerekiyor.


          Herşeye rağmen, Tosic'in RVP'nin tahriklerine karşı kontrollü olup takımını yalnız bırakmaması gerekirdi. Zira Arena atmosferini kaldıramayıp kaleye bir şut dahi atamayan konuk takım işi çirkeflikle götürmeye çalışıp yoğun fauller ve tahriklerle geçirdi ilk 45 dakikayı.. Bunun yanı sıra her harekette hakemin yanında soluğu alan Oğuzhan biraz daha oyuna odaklansaydı büyük maç futbolcusu olurdu. Ve en önemlisi Cenk, özellikle ''ofsayt'' olan golün öncesinde kendini yere atıp faul beklerken oyunu tamamıyla konuk takıma bırakarak bu takımı 9 kişi bırakmıştır. Şenol Hoca'nın kaleye en çok şut atan futbolcuyu çıkarıp defansa adam alması ise benim aklımın ermediği bir değişiklik oldu. 


          Tek umudu Türkiye Kupası olan Lig'de varlık gösteremediği için ağzına bir parmak bal çalınan takım ve taraftarına yaşattığınız bu rüya geçen seneki gibi olmayacak mı? Takımın durumu ortadayken bu peçeleme hevesi nereye kadar sürecek? 14 hafta sonra ligin en iyi futbol oynayan takımı Beşiktaş şampiyon olduğunda zaten üzmüş olmayacak mısınız onları? Yapmayın beyler.. Bazı gerçekleri kapatmaya kimsenin gücü yetmez. Bu işi sahaların dışına taşımayın. Üzülen yine takım arkadaşlarınız olacak. Zira Beşiktaş'ın tek umudu Türkiye Kupası değil...