Avusturya'da kopacak mıyız kanka!

Beşiktaş'ı adım adım izleyen Fanatik Gazetesi yazarı Orhan Yıldırım'dan çarpıcı köşe yazısı:

İşte Orhan Yıldırım'ın büyük yankı uyandıran köşe yazısı: 

Avusturya'da kopacak mıyız kanka! 

Slovakya kampının son günü Beşiktaş, Gyirmot ile hazırlık maçı yapıyor, gençlerin derdi ise karşılaşma sonrasındaki eğlence... Düşünün kendileri için hayati önem taşıyan maçın devre arasında konuştukları konu bu. Ne ilk yarı için tek kelime, ne de olası görev alacakları ikinci yarı için öngörü!

Beşiktaş’ın, Slovakya kampında bizzat yaşadığım bir olayı anlatacağım. Böylece sadece Beşiktaş değil, ülke olarak altyapılardan neden yeterince oyuncu çıkmıyor, konusu biraz açıklık kazanacak. Zira, genelde gençlerin düşüncesi bu yönde.

Olaya geçmeden önce biraz açalım. Alttan futbolcu çıkaran takımların başında; konusunda en uzman, yetişmiş hocalar yer alır. Bizde ise hatır gönül işi ile görev verilir. Öğretim var fakat eğitim sıfır. Oysa en önemli konu; eğitim. Genç beyinlerin önce kafa yapıları disipline edilmeli.

‘Basıp Viyana’ya gidelim’ 

Gelelim olaya... Beşiktaş, Slovakya kampının son günü Gyirmot ile maç yapıyor. Güneş ve ekibi burada gençleri sahaya sürüp, ikinci etap için kimlerin İstanbul’a döneceğine karar verecek. Maçın devre arasında lavobaya gittim. Bütün genç futbolcular orada. Yüksek sesle konuşuyorlar. İsimlerini açıklamaya gerek görmüyorum. Aynen şu can alıcı konuşma oldu.

- Maç bitince basıp Viyana’ya gidelim.
- Tamam. Viyana’da her şekilde kopacak mıyız kanka?
- Herhalde oğlum ya...

Kimseyi kandırmayın!

Düşünün kendileri için hayatı önem taşıyan maçın devre arasında konu bu. Ne ilk yarı için tek kelime, ne de olası görev alacakları ikinci yarı için öngörü. Hepsine kalan 45 dakikada görev verildi. Orada olanlardan sadece tek isim takım ile devam edecek. Artık diğerleri Viyana’da neler yaptı bilemiyoruz. Bizi de fazla ilgilendirmiyor. Tek bilinen İstanbul’a geri döndükleri... Oysa böyle bir şans kaç kişiye gelir bu yaşlarda. Burada genç kardeşlerimize kabahat bulmuyorum. Hepsi masum delikanlılar. Onların başında olan hocalar, daha doğrusu sözde hocalara bir çift lafımız olacak. Ya yaptığınız işi, iyi yapın, ya da elinizi, ayağınızı çekin. Bu çocuklar yetenekli. Ama sadece yetenek ile futbolcu olunmuyor. Ne öğrettiğinizin anlamı yok. Neler öğretmediğiniz ortada. Paf takım şampiyon olmuş, U-17 gol rekoru kırmış gibi safsatalar ile kimse, kimseyi kandırmasın.

Değeri artırmak için... 

Hırvat savunmacı konusunda ortaya farklı rakamlar atılıyor. Vida örneğin İspanya’da oynuyor olsa transferde 50 milyon Euro’lar (275 milyon TL) telaffuz edilirdi. Bizim ligde bunun yarısı konuşuluyor. Ligin değerini artırma konusunda yılların kısır kavgalarını bırakıp, kaliteyi artırmak, ilk başta bu anlamsız olayın içnideki kulüplerin lehine olacak.


ORHAN YILDIRIM