Zoraki!

Vodafone Park'ta sağladığı yenilmezlik serisi ile Avrupa'nın sayılı takımları ile yarışan Beşiktaş bu sezon evinde zoraki beraberlikler alıyorsa herkesin şapkasını önüne koyma vakti gelmiş demektir. Yaşanan puan kayıplarından ders çıkarılmadığı ortada. Artık yapılması gereken eldekini düzene sokmak değil, düzenin tamamını değiştirmektir. Öyle ki eldeki oyuncular sahada full performans oynasalar dahi çözülen taktik demetiniz size karşı önlem alabilen rakiplerin oyununu açamaz hale geldi bile. 


Bireysel olarak herkesi heyecanlandırabilecek Ljajic, Quaresma, Lens, Medel gibi futbolcular kara düzen devam eden sistemin karanlığında kayboluyor. Arzu edilen, eldeki futbolcularla her an beklenmedik bir taktikle her takıma uygulanabilecek bir sistem. Çok mu zor? Gelişen endüstriyel futbolun kazananları bu şekilde kazanıyor. Evet maddi anlamdaki zorluk sizi sistemin çarkları arasına almak yerine eziyor olabilir, ancak bu durumdan sıyrılmak yeniliğe açık bir düşünce yapısıyla sağlanabilir. Biz bunu ne kadar başarıyoruz sonuç ortada.


Hoş dünyanın en iyi sisteminde oynansa dahi 2 tane gencecik çocuğun sırtına bütün takımın yükü yüklenebilir mi? Orası ayrı bir konu. Zira maçı anlatan spiker heyecanlandığında sadece Dorukhan'ın ismini zikrediyorsa, Dorukhan herkesten çok canını dişine takıp mücadele ediyorsa burada geri kalan sevimli hayaletciklerin bir parça utanması elzemdir. 


Dorukhan demişken, düşünüyorum da... Dorukhan, Güven gibi sistemin bir parçası olmuş adamları getiren zat-ı muhterem nerededir? Yoksa bazı sihirbazlar tarafından ekran önündeki şovlarla kayıp mi edildi? Dorukhan, Güven başarısızlık ise takımı nasıl sırtlıyorlar? Başarısızlık değil ise getiren insan neden gitti? Kafamda deli sorular....


ASLIHAN ELİF GÜRBÜZ