Beşiktaş meydandan çekiliyor!

Milliyet Gazetesi yazarı Atilla Gökçe, Beşiktaş'taki sıkıntılı durumu kaleme aldı.

28 Ocak 2025 

Beşiktaş'ta alınan Eyüpspor beraberliği ile moraller bozulurken transferlerin gecikmesi sinirleri daha da gerdi. Yaşananların ardından Milliyet Gazetesi yazarı Atilla Gökçe, Beşiktaş'taki sıkıntılı durumu yorumladı ve Süper Lig'e LaLiga benzetmesi yaptı.

Üzülerek yazıyorum: Beşiktaş’ta alarm zilleri çalıyor. Tartışmalar, günlük kararlar, panik hamleleri, yönetsel ve teknik hatalar, taraftarlar, kulüp yönetimleri ve futbol takımı arasındaki bağları kopma noktasına getirdi. Beşiktaş spor tarihimizdeki “Üç Büyükler” efsanesinde rolünü kaybetmiş gibi… Farkında değiller ama, meydanı Galatasaray ve Fenerbahçe’ye bırakarak Süper Ligi’i La Liga’ya dönüştürüyorlar.

Son 6 ayda Beşiktaş’tan ayrılan futbolcu sayısı 30… Gedson Fernandes’in “ille de gitmeliyim” ısrarıyla 7-8 milyon Euro’ya savaşan ülke Rusya’da Zenit gibi Avrupa çıkışı olmayan bir takıma gidişi, çözülmenin başlangıcı olarak kabul ediliyor.

Beşiktaş’ta Süleyman Seba döneminin başarılı yöneticilerinden Erol Kaynar, “Hasan Arat bombayı bıraktı ve gitti” diyor. Kısa dönemde 5 milyar liranın üzerindeki borç, denetleme kurulu tarafından inceleniyor. Beşiktaş’ta en sıkıntılı durum, 24 milyarlık inanılmaz borç yüküyle oluşuyor. Galatasaray, Fenerbahçe, Trabzonspor kulüpleri Bankalar Birliği’nin çatısı altında sağlanan krediler için gelirlerinin yüzde 50’si ve ağır faiz yükünü sıfırlarken, o yükten kurtulamayan Beşiktaş, kolay ve pazarlıksız acele satışlarla günü kapatmaya çalışıyor.

Ümraniye’de tam anlamıyla bir kaos yaşandığı gözleniyor. Genel eleştiriler var: En önemlisi kadrodaki her futbolcunun ilk fırsatta kulüpten ayrılma eğilimleri. Kaptan Orkun Kökçü gibi koşa koşa gelen oyuncunun yanında ancak 3-5 futbolcu sayılabiliyor. Ötekilerde aidiyet hissi, takımdaşlık anlayışı yok. Sergen Yalçın’ın yıldız futbolcu olarak birikimlerini kadrodaki oyuncularla paylaşmadığı, çoğunu yetersiz gördüğü biliniyor. İletişim sorunları da var.

Koordinatör Serkan Reçber’in bazı futbolcuların menajerlerini sosyal medya kaynaklarından araştırdığı, temas sağlayamadığı iddia ediliyor. Ümraniye’deki sorunların acilen çözümlenmesi gerekiyor. Cuma gününe kadar transfer konusunda somut adımlar atılmadığı takdirde Başkan Serdal Adalı’nın duruma el koyacağı bildiriliyor.

Beşiktaş teknik kadrosunda Sergen Yalçın’la birlikte 12 “seçilmiş” uzman çalışıyor. Bir de Scout ekibinde 1 Mart 2025’de göreve başlayan, Abraham transferiyle dikkati çeken 36 yaşındaki Alman Eduard Graf ve Gelişim Direktörü Halim Okta var. Teknik kadro ile ilişkileri yok gibi. Bu kopukluk transferlerin gecikmesindeki en önemli neden olarak gösteriliyor.

Eyüpspor beraberliğindeki hayal kırıklığının yerine gerçekleri öğrenmenin daha yararlı olacağını düşündüm. Hepsi bu.

Süper Lig, La Liga yolunda!

Bundesliga, Alman Ligi bana sempatik gelmez. Bayern Münih ve diğerleri… O ligin, Bayern Münih’in 33 şampiyonlukla ezici başarısına ve futbol kalitesinin yüksekliğine rağmen, tek takım egemenliğine rekabet dengesizliği (ötekiler ancak 5’er) nedeniyle, pek de sportif olmadığını düşünürüm.

İspanya Ligi La Liga ise eski çağların düellosunu andıran ikili bir futbol savaşıdır. Real Madrid - Barcelona.. Kralcılar ve Frankocular’la Otonom Katalunya halkının temsilcisi. Real’in 36, Barça’nın 28 şampiyonluğuna karşı üçüncü sıradaki Atletico Madrid’in onca güç ve kaliteyle ancak 11 şampiyonluk kazandığını belirtelim.

İngiltere Ligi, Premier League, kuşkusuz dünyanın en kaliteli, en sağlam futbol organizasyonudur. Manchester United ve Liverpool 20 şampiyonlukla ön sıradadır. Arsenal’in 13, Manchester City’nin 10 şampiyonluğu var. Tablonun güzelliği şu ki günümüze kadar 24 takım, (9,7,6,4,3,2 ve en az 1 defa da olsa) şampiyonluk turu atmıştır. Hemen her yıl yenilenen kadroları, sportif zenginliği, istatistikleriyle ve küresel olarak milyarlarca tv izleyicisine ulaşmasıyla gözleri kamaştırmaktadır. Ama en alımlı tarafı hemen her yıl “meydan okuyan” en az 3 takımın zirve yarışında koşması, bazen son topla şampiyonluğu kazanması ve kaybetmesi gibi ders alınacak maceralar yaşayıp öyküler yazmasıdır.

Süper Lig’imize dönersek…

2000’li yılların başlangıcına kadar önce üçlü, sonra dörtlü şampiyonluk yarışları izledik. Sonra Fatih Terim ve Okan Buruk liderliğinde Galatasaray açık ara farka gitti: Tam 25 şampiyonluk. Fenerbahçe’nin 19, Beşiktaş’ın 16, Trabzonspor’un 7, Bursaspor ve Başakşehir’in 1’er şampiyonluğu var.

Ortadaki gerçek şu: Süper Lig’imiz, La Liga’ya benzemeye başladı. Dörtlü rekabet yerine ikili (Galatasaray-Fenerbahçe) düelloları… Trabzonspor’un köklü hamlelerden sonra şampiyon adayları arasında üçüncü sıraya yerleşmesini rekabet kültürümüz açısından sevinerek karşıladım. Hakçası, işleri çok zor. Ama yine yiğitçe yarışıyorlar. 

Atilla Gökçe - Milliyet 

EN ÇOK İZLENEN VİDEOLAR
youtube kanalımıza abone olun





Kişisel verileriniz Şirketimiz tarafından farklı kanallar veya ilgili mevzuat kapsamında kamu veri tabanları üzerinden ve farklı hukuki sebeplere dayanarak; sunduğumuz ürün ile hizmetleri sağlamak, geliştirmek ve ticari faaliyetlerimizi yürütmek amacıyla toplanmaktadır.

KABUL EDİYORUM ÇEREZ POLİTİKASI