'Ben demiştim' skor yazarlarının en çok kullandığı kelime haline geldi. Aslına bakılırsa, Türkiye'deki spor yorumlarının hep bu eksen üzerinden gidip bir yerde kendini tekrar etmesi bu tip algılamaların sonucunda vuku buluyor. Baktığımız zaman Spor Basının da son 20 yılda belki de manşetler ve yorumlar hiç değişmedi.
Geçen hafta Beşiktaş maçının ertesinde yayınlanan manşetleri ve yorumları yan yana getirdiğinizde hepsini tek bir başlık halinde yazabiliyorsunuz. ' Hoş geldin Tabata'
Tabata'ya bu kadar övgü düzülmesi elbette sevindirici bir hadise gibi gözükse de aynı yorumcular daha iki maç öncesinde Tabata'nın bir an önce gitmesi gerektiğini yazmışlardı. Skor yazarları bir maçı yorumlarken, o gün o maç üzerinden değil bir sezon üzerinden değerlendirme yapıyorlar. Hal böyle olunca da ortaya bu tür garip durumlar çıkıyor. Bunu kendini 'Beşiktaş yorumcusuyum' diyenler yapıyor.
Varsa yoksa Beşiktaş!
Geçtiğimiz hafta sonu sona eren mücadelelerden sonra gazeteler ve televizyonların diline baktığınız zaman hiç kimsenin alınan skorlardan memnun olmadığını gözlemliyorsunuz!
Her ne hikmetse de iş Beşiktaş'a geldi mi gazete ve televizyonların dili bir anda değişiyor. Birkaç televizyon programı ve gazetelerden alıntı yapıyorum. " Beşiktaş çok zorlandığı Gençlerbirliği karşısında son dakikadaki golleri ile hayat buldu. " Fenerbahçe çok iyi mücadele ettiği karşılaşmadan beraberlikle ayrıldı" " Galatasaray baştan sona üstün oynadığı karşılaşmada üç puanı kaçırdı" bu tür cümleleri çoğaltmak mümkün.
Türk Basınında var olan yanlışlıklar ve cümle kurma hassasiyetine bir katkı da Beşiktaşlı yazarlardan gelince, Beşiktaş, basının üvey çocuğu olmaya mahkum oluyor.
Birkaç haftalık periyodun ardından, Beşiktaş zirveye yerleşirse, yorumculardan çıkacak cümle şimdiden belli: ' Ben demiştim'
serkanustuner@kartalhaber.com