Kapkara

KAPKARA 

Atmıyordu nabız.
Tekliyordu Vodafone Arena’da ki kalpler.
Tansiyon cihazlarının çaresiz kalışını izledi dün akşam bu gözler. 

Taraftarın coşkulu başlaması, oyuncuların aşırı isteği maçın güzel geçmesini müjdeliyordu sanki. Futbol dışındaki tüm bileşenler bu derece uygunken zafer gecesine, sebep aşırı motivasyon mudur bilinmez, Beşiktaş gol ve sonrası 5 dakika dışında ilk yarının totalinde sahada yoktu. Talisca’nın belki sadece yürürken kullandığı ayağı ile bulduğu gol dışında Lyon Beşiktaş’a oranla daha organize ve sakin bir futbol ortaya koydu. Alışmıştık Tosiç’in sınırlı yeteneklerini korkusuz tavrı ve yüreğiyle oynadığı futbolla sevimli kılmasına bir şekilde alışmıştık. Ama sahanın 4,2 milyon Euro’luk BOMBOŞ oyuncusu Mitroviç’e ve benim yazmaktan bıktığım ama onun yazdırmaktan bıkmadığı küçük maçların büyük futbolcusu Oğuzhan’ın göstermelik oyunu artık YETER dedirtti. Fransa’da oynanan maçta özellikle ilk 45 dakika Beşiktaş’ın yaptığının aynısını yaptı Lyon. Savunma bloklarını önde kurup, oyunu Beşiktaş’ın yarı sahasında oynadı. Bu sayede hem baskı yemekten kurtuldular, hem de Beşiktaş’ın oyun kurmasını engellemiş oldular.

İşler böyle kötü giderken, Bezm-i Âlem Valide Sultan Camii tarafından gelen o ses, Beşiktaş’ı bir anda kendine getirdi! İNANIN ÇOCUKLAR diyordu onursal başkan.. Saldırsanıza diyordu Baba Hakkı.. Vodafone Arena’da İnönü ruhu resmen vücut bulmuştu artık. Ama yine Türk  futbolunun makûs tarihi simsiyah bir duvar gibi çıktı karşımıza. Kalite eksikliği. Artık söylenecek tek söz vardı.. Teşekkürler çocuklar.